Uyuyan bir şeyler..

Bu bilgisayarın başında oturup, sadece klavye ve fare’me dokunarak ve dirseklerimden yukarısını hareket ettirmeden bir yaşam sürüyorum.

Bir kot pantolon ve bileklerimden yukarı sıvadığım kazağım kulağımdaki, beni dünyadan soyutlayan kulaklığımla tam bir ofis insanına benziyorum. Göbeğim her gün biraz daha “ben buradayım!” diyor.

İçimde, belki geçmişimde yaptığım bir hatayla yoluna devam edememiş uyuyan bir şey, bir ben daha var. Orada olduğunu hissettiğiniz ama kaşımadığınız yara gibi. Bazen kıpırdanıp “hadi gidelim artık!” diyen bu diğer ben’i duymamak artık imkânsız hale geldi.

Farklı seçimler yaparak onu geçmişe bastırıp sıkıştırdığımdan beri sanal bir rahatlık ve rehavete kapıldım gidiyorum aslında. Bile bile lades.

Kendimi onun kazandığı bir alternatif gerçeklikte görüyorum. Sakallarım uzamış, yarım boğazlı bir kazağın üzerinde dirseğime kadar kollarını kıvırdığım kırmızı oduncu gömlekle, kendimi görebiliyorum. Ben değilim sanki, o başka biri gibi. Kapıdan çıkarken botunu giymek için eğilirken dizlerini kırmıyor. Kapıdan çıkar çıkmaz ahşap evinin kapısından boy baltasını alıp evin arkasına yürüdüğünü, ocak olarak da kullandığı şöminesi için güneş batmadan biraz daha odun kesmek istediğini hissediyorum.

Kar yağmış çam ağaçlarına bakıp derin bir nefes çekiyor vücuduna, sonra az önce dikine koyduğu odunu iki parçaya bölüyor. Düşen parçaları sonra toplayacağı için hemen bir başka kalın odun parçasını yerleştiriyor. Kolay yorulmayan bu adam odunları kucağına dizerken kurt köpeğinin ona yaklaştığını duyuyor. Tasması yok, istediği zaman gelip evin içinde kalabilen sessiz bir arkadaş. Başını koluma sürtüp dilini sarkıttığında sırıtıyor gibi görünüyor.

Bana bunları göstermekle ne kastettiğini çok iyi biliyorum. “Beni yaşatsaydın, hayatın farklı olurdu!

Biliyorum.

Bir gün seni uyandırmak için geri döndüğümde orada seni güçlü bulmak istiyorum. Bu yüzden bana seyrettirdiklerine kızmıyorum. Sen gösterdikçe ben izleyeceğim. Zamanı geldiğinde sakallarımın arasında beyazlar ve sırtımda kırmızı oduncu gömleğimle dümeni sana devredeceğim.

Biraz daha sabır eski dostum.

2 Responses to “Uyuyan bir şeyler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir