Mutsuz çalışanlar işi bırakıyor. Kaybeden: Şirketler!

Memnuniyetsizlik, mobbing, dedikodu, vasıfsız yönetici, maaş azlığı, arkadaşın şirketinin ne güzel imkanları olması vs.. vs.. Çoğu çalışan yaptığı işten / çalıştığı şirketten memnun kalamıyor.

Bu aralar şuna benzer çok araştırma görüyorum. Neden işten ayrılıyor insanlar? Neden bu kadar sirkülasyon var firmalarda? Dengeler ülkemizde de bu yönde değişiyor.

Yapılan çalışmaya göre çalışanların işten ayrılmalarının en önemli 3 sebebi şöyleymiş:

  1. Şirket kültürü
  2. Çalışan maaşı
  3. Aynı işte uzun süre takılıp kalma hissi.

Tabii herkesin şartları farklıdır, her şirketin iç dinamikleri değişir. Ama ortak yakınmalar, kalıplaşmış ve klişe şikayetler, bize Türkiye’deki manzarayı ne güzel gösteriyor değil mi?

Haydi şu 3 maddeyi inceleyelim:

1- Şirket Kültürü (Ya da kültürsüzlüğü?)

Nedir bu havalı söz öbeği? ŞİRKET KÜLTÜRÜ? Bunu başarabilen şirket var mı gerçekten, ya da sürdürebilen? Ara yöneticiler – müdür(cük)ler, “Kurumsallık” bayrağını sallarken çok kullanırlar bu sözü “şirket kültürü”. Pekiyi çalışanlar farkında mı bu kültürün?

Birkaç haftada bir bira içilebilen, mangallı bahçe partileri şirket kültürü olabilir mi? Ya da “ofiste gürültü olmasın” diye 5-6 kişilik ofiste herkesin birbirine eposta yollayarak – skype üzerinden her şeyi kayıt altında tutarak kendini sağlama alma çabası mıdır şirket kültürü? Her toplantıda “bundan sonra…” diye başlayan beylik emir cümleleri hiç değil..

Sevgili müdür beyler – hanımlar, çalışanları huzursuz ederek, bir üstteki yöneticiye hoş görünme çabaları, insanları işlerinden soğutuyor.

2- Çalışan Maaşları

İşte genelde zurnanın zırt dediği yer burası. Lütfen kimse “ileride özgeçmişimde iyi görünür diye bu maaşa diş sıkıp katlanıyorum” demesin. Buna inanan yoktur herhalde artık.

Arkadaşının aynı işi yaparak kendisinden 2-3 mislin maaşı aldığını duyduğunda kimse dönüp ofise bir önceki günkü kadar performanslı çalışamaz. Bazı firmalarda maaş bilgisi paylaşmak halen işten çıkarılma sebebi. Neden? Çünkü insanlar düşünecek?! Eyvah! Ya “Ben neden aynı işi (veya daha fazlasını) yapıp daha az alıyorum” derlerse?? Nasıl rapt-u-zapt altına alırız?

Yapmayın. Şeffaflık diye bağırırken, iş hayatının 1. sırasındaki, çalışma sebebi, olan maaşı nasıl gizli tutabilirsiniz ki? :) Tutamazsınız, ancak insanları gerersiniz. Mutsuz edersiniz.

Şeffaf olun, aynı işe aynı maaşı verin. Olmuyorsa yine şeffaf olun. Bakın bu adamın maaşı bu, sizden yüksek, çünkü 15 sene daha tecrübeli. Eh, hak ediyor ki aldık… Deyin bunu, ne eksilecek? Bilakis saygı ve anlayışla karşılanacak. Güzel bir Şirket kültürü oluşturma yolunda bir adımdır ;)

3- Aynı işte uzun süre takılıp kalma hissi.

Kendiyle rekabeti, kendini geliştirmeyi seven çalışanlar bu noktada haklı olabilirler, eleştirecek bir şey göremiyorum. Eğer iş gelişime açık değişse ve “salla başı al maaşı” mutsuzluk getiriyorsa yapacak pek bir şey yok :)

Acı – Tatlı Son.

Sonunda iş dönüp dolaşıp daha iyi şartlara doğru yelken açan çalışan ve iş veren’den kim zarar etti, oraya geliyor. Benim görüşüm, kaybeden: şirketler. Tecrübeli, işi öğrenmiş, kıymet kazanmış çalışanlarını yanlış yönetim veya denetimsizlikle kaybediyorlar.

İş değiştiren veya çalışma şeklini tamamen değiştirip freelance’e yönelen çalışanlar, tecrübeleriyle her zaman kazanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir