Drago – 1 (Drago’nun Bulunuşu)
Bugün çöp dökerken kedi miyavlaması gibi bir ses duydum. yavru kedi sesi gibiydi. Çöpleri karıştırırken kırmızı bir kanat gördüm. bir an yarasa kanadı sandım ama değildi. Kırmızı kanatlı şeyden geliyordu ses. Önce korktum ama başını bana çevirip mavi gözlerini gözlerime dikince ikimiz de donakaldık. Onu görür görmez tanıdım.
Elimi uzattığımda kokladı ve minin dişleriyle ısırmaya çalıştı. ancak bir kedi yavrusu kadar ısırabiliyor şimdilik. Kucağıma alip eve götürürken ince tüysüz kuyruğunu koluma vuruyordu. korktuğunu anladım çünkü tekrar bağırmaya -gerçekten çok tiz bir sesi var- ve kolumu tırmalamaya başladı.
Eve geldiğimde anneme çaktırmadan odama getirdim onu. Üşümüş olduğunu -veya hayatı boyunca hiç üşüyeceğini- sanmıyorum. Zaten yaz şimdi. Haziranın ilk günleri. Peki buraya nasıl gelmiş olabilir..
Google’ı açip onun bildiğim tüm adlarını yazip şeklini doğru çizip çizemediklerini kontrol ettim bir saat kadar. çok eğlenceliydi. hiçbir ressam onu tüm detaylarıyla çizemez sanırım.
Bu arada acıktığını bana anlatmanın bir yolunu buldu ufaklık ve Kitaplarımdan birini kemirmeye başladı. Kasap’a gidecek kadar vaktim yok, ayrıca evdekiler odamdan gelen ciiiyyk seslerine gelebilirdi. buzluktan bir parça tavuk alip bir tabağa koydum ve odama getirdim. 10 dakikada tüketti çok açtı sanırım.
Şimdi uyuyor. Hala onun yarım metre yanımda penceremin önünde uyuduğunu görmesem inanmayacağım. Az önce ona bir ad koydum ve annemi çağırip alıştıra alıştıra gösterdim. anlattım. mantıklı bir kadın ama yine de korktu tabii..
Adını Drago koydum. ama annem Dragiş diyor.
O bir kırmızı ejder. tamam şimdi inanmayabilirsiniz. ben de bşata inanmadım. kan içinde bir güvercin sandım önce sonra da kırmızı bir kertenkele. Ama harika yarasavari kanatları var ve o kafa yapısını bir görseniz
Drago 20 cm boyunda ama okuduklarım doğruysa (ki bunlar çoğu fantastik yazarların ve ortaçağ tarihçilerinin yazdıkları ) çok hızlı büyüyecek. Onu hayvanat bahçesi veya benzeri biryerlere kaptırmak istemiyorum.
Buradan Drago ile yaşadığım deneyimleri yazıcam zamanla.
Şimdi uyandı. ona alimünyum folyo’dan sıkıştırılmış bir top yaptım, onunla oynuyor şimdi
çok sevimli bir mırıltı çıkarıyor minik gırtlağından.. kanatları uçacak kadar güçlendiğinde evde uçmaması için bir yol bulmam lazım.
Ha unutmadan. Okuduklarıma göre Kırmızı Ejderler çok zeki oluyormuş. konuşabilir, okuyup yazabilir, hatta büyü gibi şeyler yapabilirlermiş. Her ejder bir sihirle doğar diye birşey okumuştum. Ama zaman ilerledi. Drago belki de bilimadamı (pardon bilimejderi) olur
[203] defa okundu.

Son Yorumlar