arşiv

‘Güncel’ kategorisi için arşiv

Avatar ve bazı notlar

Pazartesi, 28 Ara 2009

Bugünlerde herkes Avatar‘dan bahsediyor. Bir bilimkurgu sever olarak biraz geç de olsa sonunda bu cumartesi gidip 3 boyutlu versiyonunu seyredebildim. Ayıp bana, gösterime gireli 2 hafta oldu halbuki :)

Filmde gitmeden önce bir yığın eleştiri okumuştum Twitter ve FriendFeed‘de. Filmi izledikten sonra bunlardan yalnızca birine katılabiliyorum, o da 3 boyutlu seyretmemiz için dağıtılan gözlükler -evet çok kaliteliler ama-  filmin ışığını o kadar engelliyor ki, film neredeyse karanlık.

Ara sıra gözlükleri çıkarıp baktığımda aslında filmin ne kadar parlak renklerde olduğunu görüp hayıflanmadım desem yalan olur. 3 Boyut adına filmin ilk 5 dakikası hariç de öyle aman aman bir 3 boyutlu gerçeklik hissi yoktu. Yani demem o ki, henüz Avatar’ı seyretmemişseniz 3 boyutlusu hiç de şart değil.

Ben Kadıköy’deki Tepe Natilüs’te seyrettim. Bilet çok pahalı, üzerine bir de 1.5 lira gözlük kirası, 1 lira da internetten bilet aldığım için hizmet bedeli ödedim. Mybilet adındaki bu internetten bilet alma sisteminin -bu kafayla- çok uzun ömürlü olacağını sanmıyorum. Organizasyonlarla anlaşıp bu şekilde bir hizmet veriliyorsa bunun firmaları için gelir yapısının sinema (veya konser, sergi) salonu sahipleri veya organizatörleriyle anlaşılması ve ücretin organizasyondan sonra alınmasını daha doğru buluyorum. “Hayatını kolaylaştırıyorum ama para peşin” mantığı artık geride kaldı. Umarım mybilet yetkilileri de kazançlarının baş aşağı gittiğini görmeden bu -kendileri için- hayati durumu düzeltirler.

1 lira için amma konuştun” diyebilirsiniz ama yine hafta sonu dikkatimi çeken bir konuyla lafı bağlayayım. Sokakta yarım litre pet şişe su: 50 kuruş. Bir lokanta veya hamburgercide en az 1 lira, sinema’da 2.5 – 3 lirayı buluyor. Bakkaldan geçen akşam aldığım 1.5 Litrelik büyük boy pet su ise 75 kuruş. İçinden 6 bardak su çıkıyor. Yani sevgili okur, 1 lira önemli bir şey! İstanbul dışında Türkiye’nin her yerinde 1 lira = 2 ekmek parası ediyor. Bu işin vatandaş tarafı.

Kurumsal taraftan baktığınızda bilet ayarlamak ve basmak için 1 lira çok büyük bir rakam. Rakipsizlik (mybilet’in rakibi var mı gerçekten bilmiyorum) fiyatı istediğiniz gibi kullanmak olmamalı. Bizim halkımız uzun süredir gözü kapalı yaşıyor ama internet hayatımıza girdikçe ve günlük bir alışkanlık halini aldıkça esneye-gerine uyanırmış gibi yapıyoruz son zamanlarda. Uyandığımızda işler çok değişecek ;)

Konudan çok saptık, Avatar’a geri dönelim.

Bu film, bazı arkadaşların dediği gibi “öyle teknoloji adına çok da bir şey yoktu“, “dağ fare doğurdu” eleştirilerine şamar gibi bir cevap vermiyor. Gerçekten ben de öyle “Aman Yarabbi! Bu bir devrim!” dediğim teknolojik bir yenilik görmedim. Ama bu benim sinema efektleri ve görsellik alanında hiç bir uzmanlığım veya bilgim olmamasından da kaynaklanıyor olabilir.

Efektler gerçekten çok güzel, “Başka bir dünya” hissi ise şimdiye kadar yapılmışların en iyisi ve artık bir mihenk taşı niteliğinde.

Ama filmin asıl önermesini kaçırmanız imkansız. “İnsan bazen çok pislik olabiliyor arkadaş!” diyor film ve doğa ile tüm canlıların aslında bizim görmezden geldiğimiz dengesini anlatıyor. Biraz Doğa ana “Gaia” efsanesini andırıyor ve bu çok hoşuma gitti. Adam gibi bir mesajı olan, kaliteli, size gerçek duyguyu veren, kızdıran, hüzünlendiren, kahkaha attıran GERÇEKTEN GÜZEL BİR FİLM!

Bilimkurguyla uzaktan yakından alakanız yoksa bile gitmenizi, yok inat edip gitmeyecekseniz, sinemanın sinemada izlenmesi gerektiği fikrine alışamadıysanız, DVD’si çıktığında mutlaka edinmeniz gereken bir film Avatar.

[181] defa okundu.

Altuğ Gürkaynak Güncel , , , ,

Son günlerde aklımda kalanlar

Pazartesi, 14 Ara 2009
  • DTP kapatıldı, peşinden bölücüler azıttı.
  • İtalya başbakanının ağzını burnunu kırdılar.
  • Bursa’da Maden’de patlama oldu, kontrolsüzlükten. Kontrolle sorumlu olanlar ölenlerin ailelerine 5′er bin lira sus payı verdi. Ölen oğulun, kocanın değeri anca bu kadar denildi.
  • Örümcek adam 4 yıl aradan sonra tekrar Türkçe yayınlanmaya başladı. Neler neler kaçırmışız..
  • Aşkı memnun, kendi memnun değil dizisinin klonları çıktı, herkes birbirine hasta bu dizilerde.
  • Kar-yağmur yağdı azıcık. Yine dereler taştı, yollar kapandı, mahsur kalındı, evler yıkıldı.
  • Apo’nun ev hapsine geçmesini istediler.
  • Şehit aileleri el birliğiyle daha çok ağlatıldı.
  • Arkadaşlarla Taraf gazetesi yeşil rengine acaba bu aralar kırmızı ve sarı da ekler mi diye konuşuldu. Bizce kuvvetle muhtemel.
  • 6 yıl önce bugün, amerikan askerleri Saddam’ı yakaladı.
  • Truva seyahat tüm otobüslerini koltuk arkası ekranlı + internetli + televizyonlu araçlarla yeniliyor. Çanakkale’ye gitmek artık daha keyifli geliyor.
  • Gittigidiyor.com’da çok güzel yenilikler yolda (bu da benden tüyo olsun)

[234] defa okundu.

Altuğ Gürkaynak Güncel ,

10 KASIM 2009

Salı, 10 Kas 2009

Seni bugünlerde daha çok özlüyoruz Atam. ÇOK!

Türk Milleti!

Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır.

Kutlu Olsun. devamını oku…

[457] defa okundu.

Altuğ Gürkaynak Güncel ,

etohum başvuruları 27 Ağustos’ta başlıyor!

Çarşamba, 26 Ağu 2009

e-tohum-logo2İnternet girişimcilerinin buluşma adresi olan etohum, yeni başvuru dönemini 27 Ağustos’ta başlatıyor! İnternet konusunda bilgisi ya da fikri olan ve kendi internet şirketini kurmak için risk almaya hazır olan herkes, etohum’un sağladığı hizmet ve eğitimlerden faydalanabiliyor.


Yeni ekonomiyle ilgili bilgi ve iş fikri sahibi olan girişimcilerle bu konuda yatırım yapabilecek şirket ve profesyonelleri buluşturan etohum, internet üzerinde kendi işini başlatmak isteyenlere destek vermeyi sürdürüyor. Bu doğrultuda 27 Ağustos Perşembe günü itibariyle yeni başvuru sürecini başlatan etohum, yeni iş fikirlerini yeşertmek isteyen herkese kapılarını açıyor.

Girişimcilerin ilk önce kendilerine yatırım yapmaları gerektiğini de her fırsatta dile getiren etohum’un yeni döneme dair yol haritası şöyle:

devamını oku…

[1085] defa okundu.

Altuğ Gürkaynak Güncel, İnternet , , ,

Resesyon nedir? Hayatımız elimizden nasıl alındı?

Pazar, 29 Mar 2009

Türkçe bilimsel tanımı şöyle verilmiş; “Ekonomik büyümenin belirli bir süre negatif ya da yavaş olmasıdır. Ekonomide atıl kapasitenin olması ya da ekonominin uzun vadeli büyüme oranından daha düşük bir oranda büyümesi.

Gelin bunu yaşayan birinin gözünden (tabii siz de yaşıyorsanız başka) tanımlayalım.

Durgunluk nasıl başladı? Bir günde olmadı tabii ki, ama bizde diğer ülkelerdeki gibi bir yavaşlama süreci de yaşanmadı. “Kriz gelecek! Kriz patlayacak! Şöyle fena olacak, böyle canımız yanacak!” naaralarıyla ve zaten geçmiş 2 acı krizin etkisiyle insanlar acı acı işlerin frenine bastı…

devamını oku…

[269] defa okundu.

Altuğ Gürkaynak Güncel

Unutulmaması Gereken..

Cumartesi, 28 Mar 2009

Uzun zamandır insanlara sadece Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sine bakarak bugünkü vaziyeti görebileceklerini ve çarelerinin de yine aynı metinde verildiğini anlatmaya çabalıyorum.

Okullarda her sınıfta bulunsa da artık öğretmen’lerin zahmet edip ezberletmediği veya anlamı üzerinde durmaya tenezzül etmediği bu metin, o sınıflardaki ve o sınıflardan geçmiş herkesin zihninde yankılanması gerekirken, unutulur oldu.

Bugün Yakuter‘in sayfalarında konuya tekrar yer vermesiyle, ben de bu akımı destekliyor ve Gençliğe hitabeyi sayfalarımdan yayınlıyorum. 1 dakikanızı ayırıp tane tane okumanızı rica ediyorum.

devamını oku…

[469] defa okundu.

Altuğ Gürkaynak Güncel ,